Perinatal Dönemde BDT Uygulamaları
Perinatal dönem; biyolojik değişimler, ebeveynliğe geçiş, uyku sorunları, artan sorumluluklar ve kişiler arası güçlüklerin etkileşimiyle depresif, anksiyöz ve obsesif belirtiler açısından özgün bir risk dönemi oluşturur. Bu konuşmada özellikle perinatal depresyon ve anksiyetede bilişsel davranışçı terapinin değerlendirme ve müdahale basamakları ele alınacaktır.
Belirtilerin gebelik ve doğum sonrası dönemde beklenen değişikliklerden ayrılması; annelikle ilişkili yetersizlik, suçluluk ve mükemmeliyetçilik inançları, belirsizliğe tahammülsüzlük, kaçınma, etkinliklerde azalma ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi sürdürücü etkenler üzerinden tartışılacaktır.
Bilişsel yeniden yapılandırma, davranışsal aktivasyon, kaçınmalara yönelik müdahaleler, problem çözme ve iletişim becerilerinin perinatal döneme uyarlanması açıklanacaktır. Ayrıca BDT’nin destekleyici ve işbirlikçi bir terapötik ilişki içinde esnek biçimde uygulanması ile sosyal desteğin ve nüks önlemenin tedaviyle bütünleştirilmesi vurgulanacaktır.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Köklerden Dallara Yaşam Boyu Kumar Bağımlılığı
Bu iki bölümlük workshop, “Kökler ve Dallar” teması ekseninde, kumar bağımlılığının çocukluktan yetişkinliğe uzanan klinik seyrini Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) perspektifiyle ele almaktadır. İlk bölümde, ergenlerde dijital oyun içi satın alımların (loot box vb.) kumar davranışına evrilme süreçleri, işlevsel analiz ve erken müdahale stratejileriyle incelenmektedir. İkinci bölümde ise bu köklerin yetişkinlikte online bahis ve kripto kumarı gibi güncel dallara dönüşümü, bilişsel çarpıtmaların yeniden yapılandırılması ve nüks önleme teknikleri üzerinden ele alınmaktadır.
Katılımcı Kazanımları: Katılımcılar, kumar bağımlılığının gelişimsel nörobiyolojisini kavrayarak çocuk, ergen ve yetişkin yaş gruplarına özgü BDT formülasyonu yapma becerisi kazanacaklardır. Seans odasında kontrol illüzyonu ve kumarbaz yanılgısı gibi katı bilişsel yapıları müdahale teknikleriyle esnetmeyi, istek (craving) yönetimini ve uyaran kontrolü stratejilerini vaka örnekleri üzerinden uygulayabilmeyi öğreneceklerdir.
Hedef Kitle: Klinik pratikte kumar ve dijital bağımlılıklarla çalışan veya bu alanda yetkinleşmek isteyen psikiyatristler, çocuk-ergen psikiyatristleri, psikiyatri asistanları, klinik psikologlar ve psikolojik danışmanlar.
Ankara Fen Lisesi’nin ardından Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Psikiyatri uzmanlık eğitimini İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamladı. Asistanlık sürecinde Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki AMATEM, UMATEM ve ÇEMATEM birimlerinde bağımlılık psikiyatrisi üzerine çalıştı. Mecburi hizmetini Şırnak’ta tamamladıktan sonra, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM Birimi’nde uzman hekim olarak görev yaptı. 2019 yılında kamudan ayrılarak İzmir’de özel muayenehanesini açtı.
Klinik pratiğinin yanı sıra CMHI ve NAADAC onaylı “Bağımlılık Danışmanlığı”, CETAD onaylı “Cinsellik ve Cinsel Tedaviler Terapistliği”, Şema Terapi Eğitimi ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği onaylı “Bilişsel Davranışçı Psikoterapi” ve CBASP eğitimlerini tamamladı. Halen Türkiye Yeşilay Cemiyeti bünyesindeki Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’ne (YEDAM) süpervizyon ve eğitim desteği vermektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Bu oturumda öncelikle kültürün terapötik süreç üzerindeki etkisi, kültürel formülasyon kavramı ve Bilişsel Davranışçı Terapi’nin (BDT) farklı kültürel bağlamlara uyarlanmasına dair temel ilkeler hakkında bilgi verilecektir. Ardından kolektivist ve bireyci toplum yapılarında değişen terapötik ittifak dinamiklerinden bahsedilecektir. Özetle, standart BDT protokollerinin evrensel geçerliliği ile danışanın aile yapısı, dini inançları ve toplumsal normlarının şekillendirdiği öznel anlam dünyası arasındaki gerilim; vaka örnekleri üzerinden derinlemesine ele alınacaktır.
Oturum kapsamında, bilişsel yeniden yapılandırma ve davranışsal deney gibi klasik BDT tekniklerinin; utanç-onur eksenli kültürlerde, geniş aile sistemlerinde ve dini/manevi inanç örüntülerinde nasıl duyarlı biçimde uygulanabileceği ele alınacaktır. Terapist-danışan arasındaki kültürel uyumsuzluğun (cultural mismatch) fark edilmesi, önyargıların yönetilmesi ve kültürel olarak bilgilendirilmiş şema çalışmasının klinik pratikte nasıl somutlaştırılacağı örnek vakalarla açıklanacaktır.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Şema Terapinin Temel İlkeleri
Jeffrey Young tarafından geliştirilen ve özellikle kronikleşmiş psikolojik sorunların tedavisinde faydalı sonuçlar veren Şema Terapi; bilişsel, davranışçı, yaşantısal ve bağlanma odaklı yaklaşımların güçlü bir sentezidir. Bu sunumda, erken dönem uyum bozucu şemaların oluşum süreçleri, bu şemaların yaşam boyu nasıl tetiklendiği ve bireyin başa çıkma tarzları üzerindeki belirleyici rolleri ele alınacaktır.
Oturum, katılımcılara şema odaklı bir vaka formülasyonu oluşturma becerisi kazandırmayı hedeflemektedir. Özellikle dirençli vakalarda terapötik ilişkiyi güçlendirmek için kullanılan “sınırlı yeniden ebeveynlik” (limited reparenting) ve imgeleme teknikleri gibi temel stratejiler, uygulamalı örnekler üzerinden tartışılacaktır.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Davranış, Biliş ve Sonrası
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Şefkat Odaklı Terapi
Modern psikoterapinin temel yapı taşlarından biri haline gelen Şefkat Odaklı Terapi (CFT), evrimsel psikoloji, sinirbilim ve Bilişsel Davranışçı Terapi prensiplerini eşsiz bir sentezle bir araya getirmektedir. Bu oturumda Prof. Dr. Aslan, öz-şefkatin psikopatolojideki düzenleyici rolünü derinlemesine ele alırken, zorlayıcı duygusal süreçlerle başa çıkmada şefkat temelli tekniklerin klinik etkinliğini kanıta dayalı veriler ışığında inceleyecektir.
Katılımcılar, özellikle utanç ve öz-eleştiri gibi dirençli döngülerin kırılmasında CFT yaklaşımlarının nasıl entegre edileceğine dair pratik içgörüler kazanacaklardır. Teorik temellerden uygulama stratejilerine kadar uzanan bu kapsamlı sunum, hem deneyimli klinisyenler hem de sürece yeni başlayan terapistler için şefkat odaklı müdahalelerin çerçevesini yeniden tanımlayacak bir rehber niteliğindedir.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Psikoterapilere Bağlamsal Bakış ve Kabul ve Kararlılık Terapisi
Psikoterapi alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, terapi ekollerini yalnızca teknikleri üzerinden değil, dayandıkları insan anlayışı ve bilimsel yaklaşımlar açısından da değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Bu sunumda psikoterapilere bağlamsal bir perspektiften bakılarak, davranışçılıktan günümüze uzanan tarihsel ve kuramsal gelişim ele alınacak; özellikle İşlevsel Bağlamsalcılık yaklaşımının psikoterapiye getirdiği katkılar incelenecektir.
Sunumun ikinci bölümünde ise Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), kuramsal temelleri, psikolojik esneklik modeli ve temel müdahale süreçleri çerçevesinde tanıtılacaktır. Katılımcılar, psikolojik sorunlara yalnızca semptomlar üzerinden değil, kişinin yaşam bağlamı ve davranışlarının işlevi açısından bakabilme; ACT’in değerler, kabul, farkındalık ve kararlı eylem süreçlerini bütünsel bir çerçevede değerlendirebilme; ayrıca farklı terapi yaklaşımlarını bağlamsal bir perspektiften karşılaştırabilme fırsatı bulacaktır.
Sunum; psikologlar, psikolojik danışmanlar, psikiyatristler, ruh sağlığı alanında çalışan profesyoneller, lisansüstü öğrenciler ve psikoterapinin kuramsal temellerine ilgi duyan tüm katılımcılara yöneliktir.
Trabzon-Çaykaralı olan Prof. Dr. K. Fatih Yavuz, tıp eğitimini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde (2002), psikiyatri uzmanlık eğitimini S.B. Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt E.A. Hastanesi’nde (2010) tamamladı.
2010-2019 yılları arasında Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesinde başasistan olarak çalıştı. 2019-2025 yılları arasında İstanbul Medipol Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliği yaptı. 2018 yılında doçent, 2023 yılında profesör oldu.
Öğrencilik yıllarından itibaren psikoloji, psikiyatri ve psikoterapinin felsefi ve kuramsal yönüyle yakından ilgilenen Dr. Yavuz, psikiyatri eğitiminin ilk yıllarında Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi yaklaşımları üzerine çalışmış ve 2011 yılında Academy of Cognitive Therapy (ABD) tarafından Bilişsel Terapist olarak, 2017 yılında EABCT tarafından Bilişsel-Davranışçı Terapist olarak sertifiye edilmiştir. Aynı dönemde sistemik ve yapısal aile terapisi kuramları üzerine de çalışmalar yürütmüştür.
2007 yılından itibaren Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) başta olmak üzere yeni kuşak bilişsel-davranışçı terapilerle ilgilenmeye başlamıştır. Ülkemizde Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ve Bağlamsal Davranışçı Bilimlerin (BDB) önce filizlenmesi daha sonra da yaygınlaşmasında Dr. Yavuz ve arkadaşları öncü bir rol üstlenmişler, yıllar içerisinde çeşitli kurumlar, dernekler ve platformlarda ACT ve BDB merkezli çalışma birimleri, eğitim grupları ve araştırma laboratuvarları kurmuşlardır.
Bu alanda Türkiye’de ilk ve tek sivil toplum kuruluşu olan Bağlamsal Bilimler ve Psikoterapiler Derneği de Dr. Yavuz’un öncülüğünde 2016 yılında kurulmuştur.
Dr. Yavuz; davranış bilimi ve felsefesi, psikiyatri, psikopatoloji, psikoterapi, biliş-dil-davranış ilişkileri üzerine araştırmalar, yayınlar ve sunumlar yapmakta, genç bilim insanları yetiştirmekte, ACT yaklaşımıyla terapistlik, eğitimcilik ve süpervizörlük faaliyetlerini sürdürmektedir.
Dr. Yavuz halen;
Bağlamsal Bilimler ve Psikoterapiler Derneği (2016) başkanı,
Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği (2010) kurucu üyesi ve eğiticisi,
Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi editör yardımcısı,
Türkiye Psikiyatri Derneği üyesi,
Association for Contextual Behavioral Science (ACBS) Türkiye Temsilciliği (2013) kurucu başkanı ve üyesi,
Litera Yayıncılık psikoloji bölümü (2015) editörüdür.
Evli ve iki çocuk babasıdır.
Süregiden (Kronik) Depresyonda CBASP: Giriş ve Temel Beceri Eğitimi
Bilişsel Davranışçı Sistem Analizi Psikoterapisi (CBASP), James P. McCullough tarafından, kronik depresyon için geliştirilmiş bir psikoterapi yaklaşımıdır. Kronik depresyon, distimi veya kalıcı depresif bozukluk olarak isimlendirilen süregiden depresif bozukluk; erken başlangıçlı olması, uzun süreli seyretmesi, kişilerarası işlevsellik ve kişilik örüntüleriyle iç içe geçmiş yapısı nedeniyle majör depresyondan farklı bir klinik tablo olarak değerlendirilmekte ve tedavi yanıtının farklılaştığı belirtilmektedir.
Araştırmalar, bu bireylerin önemli bir bölümünün erken dönem ihmal, travma ve olumsuz kişilerarası yaşantılar nedeniyle sosyal-bilişsel gelişimlerinde aksaklıklar yaşadığını ve bunun depresyonun sürmesinde önemli rol oynadığını göstermektedir. Bu noktada CBASP, bilişsel gelişim kuramı, kişilerarası döngüsel model ve öğrenme kuramlarını bütünleştiren; hastanın çevresi üzerindeki etkisini fark etmesini, kişilerarası öğrenme geliştirmesini ve depresyonu sürdüren örüntüleri değiştirmesini hedefleyen bir üçüncü kuşak bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı olup son on yılda depresyon tedavi kılavuzlarında yerini almıştır.
Bu beceri eğitimi, katılımcıları CBASP’ın kuramsal temelleri ve temel müdahale teknikleriyle tanıştırmayı amaçlamaktadır. Eğitimde kronik depresyonun klinik özellikleri, CBASP’ın temel kavramları ve uygulamaları ele alınacak; vaka örnekleri ve rol oynama çalışmalarıyla müdahaleler gösterilecektir.
Bu eğitimin sonunda katılımcılar; kronik depresyon için CBASP yaklaşımının temel varsayımlarını, CBASP’ın temel değişim mekanizmalarını açıklayabilecek, “Durum Analizi” uygulamasının temel basamaklarını, yapılandırılmış kişisel katılım ve kişilerarası ayırt etme egzersizini tanımlayabileceklerdir.
Dr. Sevilay Umut Kılınç, tıp eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, psikiyatri uzmanlık eğitimini Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden tamamlamıştır. Halen Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikoterapi Uygulama ve Eğitim Birimi’nde çalışmalarını sürdürmektedir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Rasyonel Emotif Davranışçı Terapi (REBT) alanlarında eğitim almış, 2020 yılında Academy of Cognitive and Behavioural Therapy tarafından sertifikalandırılmış ve Avrupa Bilişsel ve Davranışçı Terapiler Birliği (EABCT) tarafından akredite bilişsel davranışçı terapist unvanını kazanmıştır. Travma odaklı psikoterapiler alanındaki eğitim ve süpervizyonlarını CETAD bünyesinde tamamlamıştır.
2024–2025 yılları arasında Bilişsel Davranışçı Sistem Analizi Psikoterapisi (CBASP) üçüncü düzey uygulayıcı eğitimini tamamlamıştır. Klinik ve eğitsel çalışmalarını bilişsel davranışçı terapiler, travma odaklı psikoterapiler ve CBASP ekseninde yürütmekte; psikoterapi uygulamaları, eğitimleri ve süpervizyon süreçlerinde aktif rol almaktadır.
Yoğunlaştırılmış Bir Maruz Bırakma Müdahalesi: Bergen 4 Günlük OKB Tedavisi
OKB, tanısı olan hasta ve yakınlarının yaşamını olumsuz yönde etkileyen heterojen bir yapıya sahip psikiyatrik bir bozukluktur. Bu soruna yönelik en etkin müdahale yöntemlerinden biri de BDT eksenli Tepki Önlemeli Maruz Bırakma’dır (ERP). Yine de, bu yöntemde tedaviye başlama, yarıda bırakma ve fayda görmeme olasılıkları dikkati çekmektedir.
Son yıllarda psikoterapi alanında alan yazında pratik sebeplerle yoğunlaştırılmış BDT formatı ilgi çekmeye başlamıştır ve bu yönde farklı örnekler görmek mümkündür. Yoğunlaştırılmış bir maruz bırakma tedavisi olarak görülebilecek Bergen 4 Günlük OKB Tedavisi (B4DT), ülkemizden bir ekibin de uluslararası yapılanmaya dahil olması ile Türkiye dahil birçok ülkede uygulanmaya başlanan; bu soruna yönelik farklı bir bakış açısı ile umut verici sonuçlar gösteren bir müdahalledir.
Bu oturumda, OKB ve psikoterapisine ilgi duyan ruh sağlığı uzmanlarına öncelikle klasik BDT ile karşılaştırmalı olacak şekilde B4DT yaklaşımının temel özellikleri ve öne çıkan yönleri aktarılacak, yaygınlaştırma modeli hakkında bilgi verilecek, uygulama sonuçlarına dair genel göstergeler sunulacaktır. Bu sayede, katılımcıların hasta ve yakınlarına ilaveten bazen klinisyenler için de zorlayıcı olabilen bir sorun olan OKB’nin tedavisinde güncel ve kısa zamanda kalıcı etkiler uyandırabilen bir tedavi yaklaşımına dair bilgi edineceği ve ilgilenenler için gelecekte bu konuda yapılabileceklere yönelik bir farkındalık kazanacağı öngörülmektedir.
Lisans eğitimini ODTÜ Psikoloji Bölümü’nde, yüksek lisans ve doktorasını da yine aynı üniversitede Klinik Psikoloji alt alanında yapmış, aynı zamanda bu kurumda araştırma görevlisi olarak çalışmıştır. Ardından Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görevine başlamıştır.
2013 yılından beri Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde çalışmakta; bölümde lisans ve lisansüstü düzeyde özellikle klinik psikoloji alanında kuramsal ve uygulama odaklı çeşitli dersler vermekte ve tezler yönetmektedir. Akademik çalışma olarak klinik psikoloji alanına özgü çeşitli konularda ampirik ve derleme türünde bilimsel makaleler, özgün kitaplar, kitap çevirileri, bilimsel bildiriler ve bilimsel projeler gibi çeşitli türdeki yayınlarla alana katkıda bulunmayı sürdürmektedir.
Başlıca araştırma konuları arasında Obsesif Kompulsif Bozukluk ve ilişkili bozukluklar, psikoterapide sonuç ve süreç araştırmaları, Bilişsel Davranışçı Terapi ve kültür, ruh sağlığında damgalama gibi konular yer almaktadır. Son yıllarda psikoterapinin geleceği, psikoterapide teknoloji kullanımı, tanılar ötesi müdahale ve kavramlar, psikoterapide veri kullanımı ve BDT’de yeni yaklaşımlar gibi konularda da projeler ve çalışmalar yürütmektedir.
Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda Tanı ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapi
Bu oturumda öncelikle Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu tanısının yaygınlığı, tanı kriterleri ve tanı koyma araçları ve kullanım özellikleri hakkında bilgi verilecektir. Ardından DEHB’e yönelik bilişsel davranışçı psikoterapi uygulamalarından bahsedilecektir.
Özetle, erişkinlik döneminde sıklıkla gözden kaçan veya farklı psikiyatrik eş tanılarla maskelenen Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) klinik tablosu; tanı kriterleri, yarı yapılandırılmış değerlendirme araçları ve kanıta dayalı Bilişsel Davranışçı Psikoterapi (BDT) müdahaleleri ekseninde derinlemesine ele alınacaktır. Toplumda yaygınlığı yaklaşık %4.4 olarak bildirilen erişkin DEHB, yalnızca çocukluk çağından uzanan bir nörogelişimsel süreklilik değil; akademik, mesleki, finansal ve ilişkisel alanlarda kronik işlevsellik kayıplarına yol açan karmaşık bir klinik tablodur. Oturum kapsamında, DSM-5 tanı kriterlerinde yapılan yaşa bağlı ve semptomatik güncellemeler ve klinik pratikte standardizasyon sağlayan araçların klinik kullanım özellikleri detaylandırılacaktır.
Erişkin DEHB BDT’sinde ilk basamak psikoeğitimdir. Hastalık, yaygınlığı, tanının kişi üzerindeki etkisi geçmiş deneyim ve ilişkilerin de yeniden gözden geçirilmesiyle ele alınır. İlaç kullanımı hakkında bilgilendirme yapılır. Ardından dikkat eksikliği ve hiperaktivite alanındaki belirtiler gözden geçirilerek kişiye özel hedefler saptanır.
Bu oturumda dikkat eksikliği çalışmasında, dikkat türleri, bunlar hakkında psikoeğitimin nasıl verileceği, kişinin zorluk yaşadığı dikkat alanına göre hangi bilişsel davranışsal müdahalelerin uygulanacağı anlatılacaktır. Bunun yanında planlama ve zaman yönetimi modülünde bu alanda zorluk yaşayan hastalar için uygulanabilecek müdahale teknikleri, bu tekniklerin uygulamasında karşılaşılabilecek olası sorunlar ve çözümleri ele alınacaktır. Bunun dışında genel olarak DEHB tanılı bireylere yönelik BDT odaklı psikoterapi yürütmenin olası güçlükleri ve bunların nasıl ele alınması gerektiği örnek vakalar üzerinden açıklanacaktır.
Özetle, müdahale boyutunda, ilaç tedavilerinin tek başına tüm yönetsel işlev bozukluklarını ortadan kaldıramadığı gerçeğinden hareketle, etkililiği bilimsel olarak kanıtlanmış yapılandırılmış BDT protokolleri modüler bir yaklaşımla sunulacaktır. Tedavinin “içten dışa” (bilişsel yeniden yapılandırma) ve “dıştan içe” (çevresel düzenlemeler ve beceri edinimi) işleyen iki temel mekanizması üzerinden, uyum bozucu stratejilerin nasıl dönüştürüleceği vaka örnekleriyle somutlaştırılacaktır.
Detaylar yakında duyurulacaktır.
Metakognitif Terapide Mesafeli Farkındalık Uygulamaları
Bu oturumda metakognitif terapide mesafeli farkındalık yaklaşımının kuramsal temelleri, klinik amacı ve uygulama biçimleri ele alınacaktır. Mesafeli farkındalık, düşünceleri değiştirmeye, bastırmaya, doğruluğunu tartışmaya ya da onlardan kaçınmaya çalışmadan, zihinsel olayları geçici ve kontrol edilmesi gerekmeyen deneyimler olarak gözlemleme biçimidir.
Oturumda bu yaklaşımın geleneksel içgörü uygulamalarından, bilişsel yeniden yapılandırmadan, dikkat dağıtmadan ve dikkat bastırmadan farkları açıklanacak; düşünceleri yalnızca fark etme, tepki vermeden bırakma ve dikkati esnek biçimde yeniden yönlendirme ilkeleri klinik örneklerle gösterilecektir.
Katılımcılar, danışanın düşünce içeriğine kapılmadan üstbilişsel bir gözlem konumu geliştirmesine yardımcı olmayı, mesafeli farkındalığa uygun terapist dili kullanmayı, metafor ve kısa deneysel alıştırmaları uygulamayı ve uygulamanın ruminasyon, endişelenme veya düşünce kontrolü girişimine dönüşmesini fark ederek düzeltmeyi öğrenecektir. Oturum; psikiyatristler, psikologlar, psikolojik danışmanlar, psikiyatri asistanları, klinik psikoloji lisansüstü öğrencileri ve metakognitif terapi ya da bilişsel davranışçı terapiler alanında çalışan ruh sağlığı profesyonellerine yöneliktir.
Haziran 1980’de Berlin’de doğdu. 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Psikiyatri uzmanlık eğitimini 2010 yılında Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden tamamladı. 2012 yılında Türk Psikiyatri Derneği’nden yeterlik belgesi aldı. Kasım 2014’te Tokat GaziosmanPaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. 2017 yılında doçent, 2023 yılında profesör unvanını aldı. Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği ve Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği bünyesinde bilişsel davranışçı psikoterapi eğitimlerinin tüm aşamalarını tamamladı.
2012 yılından bu yana Academy of Cognitive and Behavioral Therapies diplomatı, 2013 yılından bu yana ise European Association for Behavioural and Cognitive Therapies akredite psikoterapistidir. Metacognitive Therapy Institute tarafından yürütülen masterclass eğitimlerinin tüm düzeylerini tamamlayarak Level 2 Diploma almaya hak kazanmış ve süpervizör olarak yetkilendirilmiştir.
Türkiye Psikiyatri Derneği’nin Sürekli Eğitim ve Sürekli Mesleki Gelişim yayını olan Psikiyatride Güncel dergisinde yardımcı editör, Journal of Cognitive Behavioral Psychotherapy and Research dergisinde ise yürütücü editör olarak görev yapmaktadır. Ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayın kurulu üyesi, danışman ve hakem olarak görev almaktadır. Çok sayıda ulusal ve uluslararası araştırma makalesi ve kitap bölümü bulunmaktadır. Başlıca ilgi alanları bilişsel davranışçı psikoterapiler, metakognitif terapi, duygudurum bozuklukları, özkıyım ve psikopatolojiye yönelik ötetanısal ve süreç temelli yaklaşımlardır.
Ekim 2021’den bu yana Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi, Psikoloji Bölümü’nde çalışmaktadır. Lisans ve lisansüstü düzeyde kuramsal ve uygulamalı dersler vermektedir. Klinik Psikoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde müdür yardımcısı olarak görev yapmaktadır; burada yüz yüze ve çevrim içi psikoterapi seansları yürütmekte ve bireysel psikoterapi süpervizyonu vermeye devam etmektedir.
Evli ve bir çocuk babasıdır. İngilizce’yi akıcı, Almanca’yı orta, Fransızca’yı ise başlangıç düzeyinde konuşmaktadır.
Bu oturum, 90 dakikalık kısa workshop ve beceri geliştirme formatında tasarlanmış olup, Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alım Bozukluğu’nun (KKYAB / ARFID) Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ilkeleriyle klinik yönetimine odaklanmaktadır. Geleneksel yeme bozukluklarından farklı olarak kilo veya beden algısı kaygılarından ziyade; yiyeceklerin duyusal özelliklerine karşı hassasiyet, olumsuz sonuçlardan (boğulma, kusma, alerji vb.) duyulan yoğun korku veya yemeye karşı genel bir ilgisizlik temellerinde gelişen KKYAB, klinikte modifiye edilmiş, spesifik BDT stratejileri gerektirir.
Klinisyenlere doğrudan pratik beceriler kazandırmayı hedefleyen bu interaktif workshop’ta, katılımcıların klinik uygulamalarına anında entegre edebilecekleri temel adımlar üzerinde durulacaktır. Hastalığın ana fenotiplerine özgü mekanizmaları tanıma ve gelişimsel düzeyi gözeterek çok boyutlu, kişiselleştirilmiş vaka formülasyonu oluşturma pratiği yapılacaktır.
Ardından, geleneksel maruz bırakma tekniklerinin KKYAB doğasına adım adım uyarlanması gösterilecek; gıda yelpazesini genişletme hedefleri doğrultusunda, sistemik duyusal duyarsızlaştırma ve hiyerarşik tatma seanslarını planlama ve yönetme becerileri aktarılacaktır. Bununla birlikte, özellikle yutma ve boğulma korkusu yaşayan vakalarda, sindirim sistemi ve bedensel duyumlar üzerine psiko-eğitim verme ile kaçınmayı sürdüren felaketleştirici bilişleri yeniden yapılandırma teknikleri ele alınacaktır.
Eşzamanlı nörogelişimsel farklılıkların (Otizm, DEHB vb.) bulunduğu zorlu vakalarda ebeveynleri yardımcı terapist olarak sürece dahil etme, ev ödevlerini yapılandırma ve çevresel düzenlemeleri sağlama stratejileri üzerinde durulacaktır. Teorik altyapının kısa demonstrasyonlar, vaka tartışmaları ve yapılandırılmış beceri geliştirme egzersizleriyle pekiştirileceği bu oturumun hedef kitlesi; çocuk, ergen ve erişkin ruh sağlığı alanında çalışan psikiyatristler, psikologlar, psikolojik danışmanlar ve bu yenilikçi alanda pratik klinik müdahale becerileri kazanmak isteyen tüm profesyonellerdir.
Doç. Dr. Hakan Öğütlü, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olup İrlanda’daki University College Dublin Tıp Fakültesi’nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği (BDPD) Yönetim Kurulu üyesidir. Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Yeme Bozuklukları Komisyonu’nun Kurucusu ve Başkanıdır. Ayrıca Academy of Cognitive and Behavioral Therapies (ACBT) bünyesinde BDT Akredite Uzman Eğitmeni olarak görev almaktadır. Hem ACBT hem de Avrupa Davranışçı ve Bilişsel Terapiler Derneği (EABCT) tarafından akredite edilmiş, Diplomat ve Sertifikalı Bilişsel Davranışçı Terapisttir.
Akademik ve klinik çalışmaları; yeme ve beslenme bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), kronobiyoloji ve genç psikiyatrisi alanında psikometrik değerlendirme üzerine yoğunlaşmaktadır. Psikoterapi, psikiyatri ve genetik alanlarını bütünleştirerek çocuklar ve ergenler için yenilikçi ve kanıta dayalı müdahale programları geliştirmektedir. Klinik gözlemciliklerini King’s College London (Maudsley Hospital Eating Disorder Service), Oxford University (Cotswold House, Highfield Unit) ve University College Dublin’in Our Lady’s ve Lucena Rathgar Hastaneleri gibi dünya çapında saygın kurumlarda tamamlamıştır.
Uluslararası işbirlikleri; İrlanda UCD, İngiltere King’s College London ve Hollanda Erasmus Üniversitesi ile genetik, yeme davranışı ve ergen ruh sağlığı alanlarının kesişiminde yürütülen projeleri kapsamaktadır. Doç. Dr. Öğütlü; KKYAB, yeme bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve metakognitif süreçler gibi konularda ESCAP, EABCT ve EAPM gibi büyük uluslararası kongrelerde davetli konuşmacı ve panelist olarak yer almıştır.
Bilişsel Davranışçı Terapi, Yeme Bozuklukları ve Çocuk-Ergen Psikiyatrisi alanlarında yayımlanan birçok ulusal ve uluslararası kitabın yazar ve editörlerindendir. Eğitmen ve süpervizör olarak hem Türkiye’de hem de yurtdışında klinisyenlere yönelik BDT eğitim programları yürütmektedir. Bu eğitimler arasında; Yeme Bozuklukları için geliştirilmiş BDT, Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alım Bozukluğu (KKYAB) için BDT ve Beden Algı Bozukluğu için BDT, Yeme Bozuklukları için Aile Temelli Terapi (ATT) öne çıkmaktadır. Multidisipliner çalışmalarıyla kültürlerarası araştırma iş birliklerini güçlendirmeyi, erken tanıyı desteklemeyi ve çocuklar, ergenler ile ailelerinin yaşamlarını iyileştiren bütüncül tedavi yaklaşımlarını yaygınlaştırmayı hedeflemektedir.
Şizofrenide Psikososyal Müdahaleler
Şizofreni, bireyin yaşam kalitesini, sosyal uyumunu ve işlevselliğini derinden etkileyen karmaşık bir süreçtir. Tedavi protokollerinde farmakolojik yaklaşımların yanı sıra, semptomların yönetimi ve toplumsal hayata katılımın desteklenmesi için psikososyal müdahaleler kritik bir öneme sahiptir. Bu panel, şizofrenide bütüncül bir iyileşme perspektifi sunmak amacıyla, genel psikososyal yaklaşımlardan özelleşmiş bilişsel müdahalelere uzanan kapsamlı bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir.
Bu panelde Prof. Dr. Ferdi Köşger ve Prof. Dr. Kadir Özdel ortak konuşmacıdır.
Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. Ferdi Köşger, şizofrenide uygulanan genel psikososyal müdahalelerin temelini ele alacaktır. Köşger, hastaların toplumsal işlevselliğini artırmayı, damgalanmayla mücadele etmeyi ve sosyal beceri eğitimleri, aile müdahaleleri ve destekleyici rehabilitasyon yaklaşımları aracılığıyla nüks oranlarını düşürmeyi amaçlayan stratejileri detaylandıracaktır. Bu bölüm, bireyin kendi hayatı üzerinde kontrol sağlamasına yönelik yapılandırılmış sosyal destek mekanizmalarına odaklanacaktır.
Panelin ikinci bölümünde Prof. Dr. Kadir Özdel, şizofreni tedavisinde en etkili kanıta dayalı yöntemlerden biri olan Bilişsel Davranışçı Terapiyi (BDT) inceleyecektir. Özdel, BDT’nin şizofreniye özgü adaptasyonlarını; özellikle dirençli psikotik semptomların (sanrı ve varsanılar) yönetimi, içgörü gelişimi ve bilişsel yeniden yapılandırma teknikleri üzerinden açıklayacaktır. Hastanın kendi düşünce süreçlerini anlamlandırması ve başa çıkma stratejilerini güçlendirmesi yoluyla semptomların yarattığı sıkıntının nasıl hafifletileceği tartışılacaktır.
Bilişsel Davranışçı Terapi Perspektifinden Mükemmeliyetçilik: Klinik Görünümler ve Tedavi Yaklaşımları
Mükemmeliyetçilik, tek bir tanıyla sınırlı kalmayan; depresyon, anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları ve obsesif kompulsif bozukluk başta olmak üzere pek çok psikiyatrik tabloya eşlik eden transdiagnostik bir özelliktir. Klinik pratikte sıklıkla göz ardı edilmesine rağmen, tedaviye direnç ve nüks açısından belirleyici bir rol oynayabilmektedir.
Bu konuşmada öncelikle sağlıklı ve sağlıksız mükemmeliyetçilik arasındaki farklar netleştirilecek; mükemmeliyetçiliğin durumlar arası bir kavram olarak nasıl işlediği ve hangi bilişsel ve davranışsal örüntülerle kendini gösterdiği ele alınacaktır. Katılımcılar, sağlıksız mükemmeliyetçiliğin klinik görünümlerini tanımayı ve bu tabloyla bilişsel davranışçı terapi çerçevesinde nasıl çalışılacağını öğrenecektir.
Psikoeğitim, sendrom düzeyinde formülasyon, güvenlik arama davranışlarının bırakılmasına yönelik davranış deneyleri, katı kuralların işlevsel stratejilere dönüştürülmesi ve eleştirel iç sesin yumuşatılması gibi teknikler klinik örnekler üzerinden uygulamalı olarak aktarılacaktır. Konuşma; psikiyatri asistan ve uzmanları, psikologlar, psikolojik danışmanlar ve psikiyatri hemşireleri başta olmak üzere ruh sağlığı alanında çalışan tüm profesyonellere yöneliktir. Amaç; mükemmeliyetçilikle çalışırken karşılaşılan zorluklara uygulanabilir ve pratik bir çerçeve sunarak, katılımcılara kendi danışanlarıyla doğrudan kullanabilecekleri araçlar kazandırmaktır.
2000 yılında Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 2005 yılında psikiyatri uzmanı, 2010’da doçent, 2013’te nörobilim doktoru ve 2015’te profesör unvanlarını aldı.
Bilişsel Davranışçı Terapi alanında uluslararası terapist ve eğitici sertifikalarına sahiptir; EABCT ve ACT sertifikalı terapist, ACT sertifikalı eğitici ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği eğiticisidir. Bilişsel Davranışçı Terapiler Derneği ve Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde dersler vermektedir. İstanbul’da serbest hekim olarak çalışmaktadır. 3 çocuk annesi ve 4 kitabın yazarıdır.
Duygu Dedektifleri: Yoğun Duygular Yaşayan Çocuklara Diyalektik Davranış Terapisi Perspektifinden Bakmak
Yoğun duygular yaşayan çocuklar; içsel ve çevresel uyaranlara yüksek hassasiyet gösteren, duygularını yoğun yaşayan ve sakinleşmekte zorlanan çocuklardır.
Bu atölyede, Diyalektik Davranış Terapisi’nin (DDT/DBT) çocuklarla çalışmaya uyarlanmış ilkeleri temel alınarak, yoğun duyguları olan çocukların duygu düzenleme güçlüklerini anlamaya yönelik bir çerçeve sunulacaktır. Katılımcılar, biyososyal model perspektifinden duygusal hassasiyet ve geçersiz kılınma döngülerini değerlendirmeyi, kriz anlarında etkili ebeveyn ve uzman tutumlarını tanımayı ve duygu düzenlemeyi destekleyen temel iletişim becerilerini öğrenecektir. Atölye, çocuk ve ergenlerle çalışan ruh sağlığı profesyonelleri ile bu alana ilgi duyan uzmanlar için uygundur.
Cinsel İşlev Bozukluklarında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Uygulamaları: Klinik Değerlendirme ve Kademeli Müdahale Protokolleri
Bu oturumda Doç. Dr. Şengül Altınöz ve Doç. Dr. Bengü Yücens ortak konuşmacıdır.
Cinsel işlev bozuklukları; biyolojik, psikolojik, ilişkisel ve sosyokültürel faktörlerin karmaşık bir kesişim noktasında yer alan, bireyin ve çiftin yaşam kalitesini derinden etkileyen çok boyutlu sağlık sorunlarıdır. Klinik pratikte bu sorunlar sıklıkla performans kaygısı, “hep ya da hiç” tarzı işlevsel olmayan bilişsel çarpıtmalar, gerçekçi olmayan cinsel mitler ve bunlara eşlik eden kaçınma davranışları tarafından sürdürülmektedir. Bu çalışma, kanıta dayalı bir yaklaşım olan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ilkelerinin cinsel işlev bozukluklarındaki yapılandırılmış uygulamalarını, tedavi protokollerini ve klinik çıktılarını kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır.
Vakaların klinik değerlendirme sürecinde, Metz, Epstein ve McCarthy’nin gelişimsel, biyolojik, psikolojik, ilişkisel ve davranışsal becerileri içeren beş temel cinsel sağlık alanını temel alan biyopsikososyal yaklaşım modeli esas alınmıştır.
Sunum akışında; çiftin üzerindeki başarı baskısını kaldıran penetrasyon yasağı, haz ve yakınlık odaklanmasını sağlayan duyusal odaklanma (sensate focus) egzersizleri, cinsel mitleri çürüten bilişsel yeniden yapılandırma yöntemleri ile vajinismusta derecelendirilmiş maruz bırakma, erken boşalmada ise “dur-başlat” gibi kanıta dayalı davranışsal teknikler anlatılacaktır. Ayrıca süreçte karşılaşılan direnç mekanizmaları, mindfulness entegrasyonu ve nüksü önleme (relaps prevention) stratejileri güncel literatür eşliğinde tartışılarak klinisyenlere pratik bir yol haritası sunulacaktır.
2008 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş ve psikiyatri uzmanlık eğitimini 2013 yılında Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden tamamladı. 2017-2019 yılları arasında Afyon Kocatepe Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda doktor öğretim üyesi olarak çalışmıştır.
2019 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda doktor öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2021 yılında doçent unvanını almıştır. 2021 yılında Academy of Cognitive & Behavioral Therapies ve European Association for Behavioural and Cognitive Therapies tarafından BDT terapisti olarak sertifiye edilmiştir.
Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD)’den cinsel terapist sertifikasını almıştır. Pamukkale Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda Anksiyete Bozuklukları ve Cinsel İşlev Bozuklukları Polikliniği’nin sorumlu öğretim üyelerinden birisi olarak çalışmaktadır.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2008 yılında mezun olmuştur. Psikiyatri uzmanlığını 2009-2014 seneleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır.
Bilişsel Davranışçı Terapiler alanında eğitimler almıştır ve çalışmaları halen sürmektedir. Academy of Cognitive Therapy (ACT) ve European Association for Behavioural and Cognitive Therapies (EABCT) sertifikalı terapistidir. Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD)’den cinsel terapist sertifikasını almıştır.
Türkiye Psikiyatri Derneği ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği üyesidir. 2026 yılında doçent unvanını almıştır. Bilişsel davranışçı terapi ve cinsel tedaviler çalışma alanlarıdır. Eskişehir’de serbest hekim olarak çalışmaktadır. İletişim: info@sengulaltinoz.com.tr
Psikolojik Esneklik: Açık, Merkezinde, Değerlerle Hizalı Eylemde
Psikolojik esneklik, bireyin zorlayıcı düşünce ve duygular karşısında bunlarla mücadele etmek yerine onlara açıklıkla yaklaşabilmesini, içinde bulunduğu ana farkındalıkla bağlanabilmesini ve kişisel değerleri doğrultusunda davranışlar sürdürebilmesini sağlayan temel bir psikolojik beceridir.
Psikolojik esneklik, ACT’ın (Acceptance and Commitment Therapy; Kabul ve Kararlılık Terapisi) klinik modelini oluşturan temel yapıdır; tasarımı gereği aynı zamanda hem bir psikopatoloji modeli, hem bir psikolojik sağlık modeli hem de bir müdahale modelidir. Şimdiki zaman farkındalığı, bağlamsal benlik, bilişsel ayrışma, kabul, değerlerle temas ve kararlı eylemler olmak üzere birbiriyle ilişkili altı süreci içermektedir. ACT yaklaşımına dayanan bu workshopta katılımcılar, psikolojik esnekliklerin altı temel sürecini kuramsal ve uygulamalı örnekler eşliğinde tanıyacak; bu süreçlerin klinik uygulamalarda nasıl geliştirilebileceğini öğreneceklerdir. Workshop boyunca psikolojik esnekliğin değerlendirilmesi, danışanlarda bu becerilerin desteklenmesi ve ACT ilkelerinin farklı klinik sorunlara uyarlanmasına yönelik kavramsal çerçeve ve uygulamaya dönük teknikler ele alınacaktır.
Oturum lisans ve lisansüstü öğrencileri ile ruh sağlığı profesyonellerine yöneliktir. Katılımcıların, edindikleri bilgileri, kendilerinden başlayarak danışanlarının psikolojik esnekliklerini desteklemeye yönelik değerlendirme ve müdahale süreçlerinde kullanabilecekleri bilimsel ve uygulamaya dönük bir perspektif kazanmaları hedeflenmiştir.
Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tam burslu olarak okuduktan sonra, Ankara Üniversitesi Klinik Psikoloji programından yüksek lisans derecesini almış, İtalya’da Padova Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji doktorasını tamamlamıştır. Medical School Hamburg Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak görev almıştır.
Doktora eğitimi sürecinde Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile çalışmaya başlamış ve terapi yönelimi bu doğrultuda şekillenmiştir. ODTÜ Psikoloji bölümünde öğretim üyesi ve tematik araştırma laboratuvarı ACTomica Lab’ın kurucu direktörüdür.
Association for Contextual Behavioral Science üyesidir, yetişkinlerle ACT yönelimli psikoterapi çalışmaları yürütmekte; ODTÜ AYNA Klinik Psikoloji Destek Ünitesi’nde terapist ve süpervizör olarak görev almaktadır. Güncel araştırmaları, ACT kuramsal çerçevesinde, psikolojik esneklik, öz-şefkat, depresyon, kaygı ve bağımlılık bozuklukları üzerinedir.